Amsterdam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Amsterdam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ocak 2010 Pazar

BRÜKSEL - AMSTERDAM TIPS II



- Her coffee shopda cappucino içilmeyeceğini ve yeşil renkli lolipopun da naneli olmadığını söylememe gerek yok sanırım :)

- Diyelim böyle bir coffee shop'a girdiniz en güzeli turistik bir şeyler denemek olacaktır, yoksa biz Türk'üz bize birşey olmaz demeyin.

- Amsterdam'da mümkünse ayak üstü veya tavsiye üzeri bir restauranta gidin yemeğe ödediğiniz rakam çok yüksek değil ve bu durum lezzetle de aynı orantılı.

- Arjantin usulü et pişiren pek çok yer var biz deneyemedik ama lezzetli olduklarını söyleyen arkadaşlarım var, et severseniz bence şansınızı deneyin.

- Kiralık araba ile geldiyseniz en büyük problem park yeri bulmak, şehir içinde günlük park ücreti 30-45 Euro arası en güzeli arabayı biraz şehir dışında bir parka bırakıp şehir içinde hiç kullanmamak.

- Biz mukuatsız dönsek de konuştuğumuz herkes hırsızlara karşı hazırlıklı olmamız gerektiğini söyleyerek bizi tekrar tekrar uyardı, hatta arabaların torpido gözünü açık bırakarak içeride bir şey olmadığını göstermemizi de özellikle belirttiler.

- Belki biliyorsunuz ama bilmeyenler için Amsterdam evleri hakkında da cok kısa bilgi vermek istiyorum, Amsterdam'da vergiler taban metrekaresine göre hesaplandığı için evler hep dar, merdivenler çok dik, dolayısıyla eşya taşımak istiyorlarsa önce pencereleri söküyorlar sonra evin tepesindeki kancaya bir ip bağlayıp yukarı çekmeye başlıyorlar, aşağıdaki resimlerdeki gibi



- Konaklama için pek çok alternatif var eğer uygun fiyatlı temiz ve şehrin göbeğinde bir yer olsun banyo tuvaleti paylaşmamda problem yok diyorsanız bizim daha evvel kaldığımız hosteli öneririm,Kooyk Hotel

- Bu kadar gelmişken çiçek pazarını da görmeden sakın dönmeyin.

BRÜKSEL - AMSTERDAM TIPS II



- Her coffee shopda cappucino içilmeyeceğini ve yeşil renkli lolipopun da naneli olmadığını söylememe gerek yok sanırım :)

- Diyelim böyle bir coffee shop'a girdiniz en güzeli turistik bir şeyler denemek olacaktır, yoksa biz Türk'üz bize birşey olmaz demeyin.

- Amsterdam'da mümkünse ayak üstü veya tavsiye üzeri bir restauranta gidin yemeğe ödediğiniz rakam çok yüksek değil ve bu durum lezzetle de aynı orantılı.

- Arjantin usulü et pişiren pek çok yer var biz deneyemedik ama lezzetli olduklarını söyleyen arkadaşlarım var, et severseniz bence şansınızı deneyin.

- Kiralık araba ile geldiyseniz en büyük problem park yeri bulmak, şehir içinde günlük park ücreti 30-45 Euro arası en güzeli arabayı biraz şehir dışında bir parka bırakıp şehir içinde hiç kullanmamak.

- Biz mukuatsız dönsek de konuştuğumuz herkes hırsızlara karşı hazırlıklı olmamız gerektiğini söyleyerek bizi tekrar tekrar uyardı, hatta arabaların torpido gözünü açık bırakarak içeride bir şey olmadığını göstermemizi de özellikle belirttiler.

- Belki biliyorsunuz ama bilmeyenler için Amsterdam evleri hakkında da cok kısa bilgi vermek istiyorum, Amsterdam'da vergiler taban metrekaresine göre hesaplandığı için evler hep dar, merdivenler çok dik, dolayısıyla eşya taşımak istiyorlarsa önce pencereleri söküyorlar sonra evin tepesindeki kancaya bir ip bağlayıp yukarı çekmeye başlıyorlar, aşağıdaki resimlerdeki gibi



- Konaklama için pek çok alternatif var eğer uygun fiyatlı temiz ve şehrin göbeğinde bir yer olsun banyo tuvaleti paylaşmamda problem yok diyorsanız bizim daha evvel kaldığımız hosteli öneririm,Kooyk Hotel

- Bu kadar gelmişken çiçek pazarını da görmeden sakın dönmeyin.

21 Aralık 2009 Pazartesi

BRÜKSEL - AMSTERDAM TIPS I



Efendim son olarak Brüksel - Amsterdam gezimizden elde ettiğim tecrübeler sonucu sizinle paylaşmak istediğim bazı noktaları aşağıda bulabilirsiniz.

- Brüksel'e gelmişken mutlaka iki üç adet bile olsa nefis çikolatalardan tadın mümkünse turistik olanlardan değil ufak dükkanlardan deneyin. Amsterdam'da da güzel çikolatacılar var bazılarının tadları bana çok ağır gelse de denemeye değer.





- Brüksel'de mutlaka bira için, vişneli ve limonlu benim favorim.

- Brüksel'de mutlaka midye sipariş edin, bir koca tencere midyeyi de yerseniz pişman olmazsınız.

- Araba ile Brüksel-Brugge yaklaşık 1 saat, Brugge-Amsterdam yaklasık 3,5 saat sürüyor. Biz dört kişi üç günlük araba kirası olarak 103 Euro verdiğimiz için kiralık araba trene göre oldukça hesaplı oldu ama gidişde ve dönüşde mutlaka trafiği göz önüne alın uçağı kaçırabilirsiniz.

Dönüş trafiği

- Diyelim araba kiraladınız full depo verdikleri arabayı full depo geri vermeniz gerektiğini ve havalimanına en yakın benzincinin yaklasık 35 km uzaklıkta olduğunu dikkate almayı unutmayın (unutanlar tanıyorum).

- Amsterdam'da şehir içi ulasım tramvaylarla çok kolay günlük bilet 7 Euro iken saatlik bile 2 Euro. Türk taksiciler çoğunlukta merhaba diyerek binin sonra şaşırmayın.

Bisiklet otoparkı

- Hava çok kötü değilse mutlaka bisiklet kiralayın Vandelpark'a gidin, günlük bisiklet kirası yaklaşık 10 Euro.

- Şehri yürüyerek geziyorsanız sağınıza solunuza çok dikkat edin, bisikletliler çok hızlı ve o kadar dikkatli değiller.

- Falafel seviyorsanız mutlaka deneyin lezzetli örneklerini tadabilirsiniz.

TO BE CONTINUED ................

BRÜKSEL - AMSTERDAM TIPS I



Efendim son olarak Brüksel - Amsterdam gezimizden elde ettiğim tecrübeler sonucu sizinle paylaşmak istediğim bazı noktaları aşağıda bulabilirsiniz.

- Brüksel'e gelmişken mutlaka iki üç adet bile olsa nefis çikolatalardan tadın mümkünse turistik olanlardan değil ufak dükkanlardan deneyin. Amsterdam'da da güzel çikolatacılar var bazılarının tadları bana çok ağır gelse de denemeye değer.





- Brüksel'de mutlaka bira için, vişneli ve limonlu benim favorim.

- Brüksel'de mutlaka midye sipariş edin, bir koca tencere midyeyi de yerseniz pişman olmazsınız.

- Araba ile Brüksel-Brugge yaklaşık 1 saat, Brugge-Amsterdam yaklasık 3,5 saat sürüyor. Biz dört kişi üç günlük araba kirası olarak 103 Euro verdiğimiz için kiralık araba trene göre oldukça hesaplı oldu ama gidişde ve dönüşde mutlaka trafiği göz önüne alın uçağı kaçırabilirsiniz.

Dönüş trafiği

- Diyelim araba kiraladınız full depo verdikleri arabayı full depo geri vermeniz gerektiğini ve havalimanına en yakın benzincinin yaklasık 35 km uzaklıkta olduğunu dikkate almayı unutmayın (unutanlar tanıyorum).

- Amsterdam'da şehir içi ulasım tramvaylarla çok kolay günlük bilet 7 Euro iken saatlik bile 2 Euro. Türk taksiciler çoğunlukta merhaba diyerek binin sonra şaşırmayın.

Bisiklet otoparkı

- Hava çok kötü değilse mutlaka bisiklet kiralayın Vandelpark'a gidin, günlük bisiklet kirası yaklaşık 10 Euro.

- Şehri yürüyerek geziyorsanız sağınıza solunuza çok dikkat edin, bisikletliler çok hızlı ve o kadar dikkatli değiller.

- Falafel seviyorsanız mutlaka deneyin lezzetli örneklerini tadabilirsiniz.

TO BE CONTINUED ................

14 Aralık 2009 Pazartesi

AMSTERDAM - YEME İÇME



Amsterdam'da geçen keyifli günlerden bahsederken maalesef bu ikinci ziyaretimizde de mutlaka yemek yemeye gitmenizi önerebileceğim özel bir yer yok.

Genelde öğle yemekleri için tercihimiz kalabalık caddelerde bir şubesini mutlaka bulabileceğiniz Wok to walk, istediğiniz noodle çeşidini istediğiniz sosla pişirebildikleri ayak üstü karın doyurabileceğiniz güzel bir yer.



Hızlı atıştırmalık denince külahta servis edilen nefis patates kızartmalarını da unutmamak gerek.

Amsterdam'da topu topu iki akşam yemeğimiz olduğu için sıkı bir ön çalışma yapmamıza rağmen ilk akşam yemek yemeyi planladığımız ''Toscanini''de maalesef yer bulamadık onun yerine tavsiye üzerine ''Savini'' diye bir başka italyan restaurantına gittik.

İkinci akşam ise yine methini duyduğumuz (özellikle Margaritalarının) Rose's Cantina adlı meksika restaurantında yemek yedik. Margaritalar ve nachos çok güzeldi ama fajitalar için aynı şeyi söylemek pek mümkün değil.

Sonuç olarak bu gezimizden yeme içme konusunda en çok aklımda kalan Brugge'de yediğimiz midyeler oldu.

AMSTERDAM - YEME İÇME



Amsterdam'da geçen keyifli günlerden bahsederken maalesef bu ikinci ziyaretimizde de mutlaka yemek yemeye gitmenizi önerebileceğim özel bir yer yok.

Genelde öğle yemekleri için tercihimiz kalabalık caddelerde bir şubesini mutlaka bulabileceğiniz Wok to walk, istediğiniz noodle çeşidini istediğiniz sosla pişirebildikleri ayak üstü karın doyurabileceğiniz güzel bir yer.



Hızlı atıştırmalık denince külahta servis edilen nefis patates kızartmalarını da unutmamak gerek.

Amsterdam'da topu topu iki akşam yemeğimiz olduğu için sıkı bir ön çalışma yapmamıza rağmen ilk akşam yemek yemeyi planladığımız ''Toscanini''de maalesef yer bulamadık onun yerine tavsiye üzerine ''Savini'' diye bir başka italyan restaurantına gittik.

İkinci akşam ise yine methini duyduğumuz (özellikle Margaritalarının) Rose's Cantina adlı meksika restaurantında yemek yedik. Margaritalar ve nachos çok güzeldi ama fajitalar için aynı şeyi söylemek pek mümkün değil.

Sonuç olarak bu gezimizden yeme içme konusunda en çok aklımda kalan Brugge'de yediğimiz midyeler oldu.

12 Aralık 2009 Cumartesi

AMSTERDAM



Amsterdam'a gece 1 gibi varıp otele bavulları bıraktıktan sonra kendimizi otele yakın bir Irish puba attık, böylelikle lezzetli Belçika biralarından meşhur İrlanda biralarına yumuşak bir geçiş yapmış olduk.

Ertesi gün bizden evvel Amsterdam'a varmış olan arkadaşlarla da buluşup meşhur Van gogh müzesinin yolunu tuttuk. Bizim Amsterdam'a ikinci gelişimiz olduğundan Anna Frankın evi gibi meşhur ve ilk defa gidiyorsanız mutlaka görmeniz gereken yerleri bu sefer es geçtik. Bir müze cenneti olan Amsterdam'da bence görülmesi gereken en önemli müzelerden bir tanesi Van Gogh müzesi, biz daha evvelki gelişimizde ziyaret etmiş olmamıza rağmen yeni eklenen bölümlerini ve kalıcı sergiyi çok büyük zevkle gezdik.

Van Gogh'un yıllarca kardeşi Theo 'ya yazdığı mektupların (tüm mektuplarda o sırada yaptığı resimlerin ufak ilüstrasyonlarını yapmıs) sergilendiği bu bölümde hem resimlerin orjinalini hem de mektuplardaki kopyalarını görebiliyorsunuz.



Kanal gezimizden görüntüler







Yüzen evler




Van Gogh müzesinden sonra tren istasyonunun önünden kalkan küçük teknelerden birine binip yine çok keyifli bir kanal turu yaptık. Kalabalık olarak hareket etmek genelde zor ve stresli olarak düşünülse de uyumlu arkadaşlarımız sayesinde tüm bu aktivitileri güle oynaya gerçekleştirdik.

AMSTERDAM



Amsterdam'a gece 1 gibi varıp otele bavulları bıraktıktan sonra kendimizi otele yakın bir Irish puba attık, böylelikle lezzetli Belçika biralarından meşhur İrlanda biralarına yumuşak bir geçiş yapmış olduk.

Ertesi gün bizden evvel Amsterdam'a varmış olan arkadaşlarla da buluşup meşhur Van gogh müzesinin yolunu tuttuk. Bizim Amsterdam'a ikinci gelişimiz olduğundan Anna Frankın evi gibi meşhur ve ilk defa gidiyorsanız mutlaka görmeniz gereken yerleri bu sefer es geçtik. Bir müze cenneti olan Amsterdam'da bence görülmesi gereken en önemli müzelerden bir tanesi Van Gogh müzesi, biz daha evvelki gelişimizde ziyaret etmiş olmamıza rağmen yeni eklenen bölümlerini ve kalıcı sergiyi çok büyük zevkle gezdik.

Van Gogh'un yıllarca kardeşi Theo 'ya yazdığı mektupların (tüm mektuplarda o sırada yaptığı resimlerin ufak ilüstrasyonlarını yapmıs) sergilendiği bu bölümde hem resimlerin orjinalini hem de mektuplardaki kopyalarını görebiliyorsunuz.



Kanal gezimizden görüntüler







Yüzen evler




Van Gogh müzesinden sonra tren istasyonunun önünden kalkan küçük teknelerden birine binip yine çok keyifli bir kanal turu yaptık. Kalabalık olarak hareket etmek genelde zor ve stresli olarak düşünülse de uyumlu arkadaşlarımız sayesinde tüm bu aktivitileri güle oynaya gerçekleştirdik.