Pfeifer Beach etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pfeifer Beach etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Temmuz 2011 Cuma

BOZCAADA - AYAZMA



Gece 03:00 gibi yatınca meşhur çay bahçesinde öğle yemeği niyetine güzel bir kahvaltı edip özlemle beklediğimiz nadir bulanabilecek güzellikte turkuaz renkli deniziyle ve soğuk suyuyla meşhur Ayazmaya ulaştık.

We went to bed at 03:00 am that we need a late breakfast at cay bahcesi and drive to Ayazma beach where we are looking forward to enjoy beautiful, turquoise and cold sea.



Ayazma

Biz plaja vardığımızda saat 12:00'ye geliyordu ve çok kalabalıktı zorlukla birer şezlong ve şemsiye bulup tüm günü burada geçirdik.

It is almost noon and beach was so crowded that we found sun beds and umbrella with difficulty, rest of the day was spent on the beach.



Acıktığımızda da hemen yolun karşısındaki Koreli'ye geçtik. Nefis zeytinyağlılar ve köftemize de bu aralar yeni gözdemiz Bomonti eşlik etti.





When we got hungry we just passed across to road for Koreli and their delicious mezes. These days our favourite beer Bomonti accompanied our meatballs.

BOZCAADA - AYAZMA



Gece 03:00 gibi yatınca meşhur çay bahçesinde öğle yemeği niyetine güzel bir kahvaltı edip özlemle beklediğimiz nadir bulanabilecek güzellikte turkuaz renkli deniziyle ve soğuk suyuyla meşhur Ayazmaya ulaştık.

We went to bed at 03:00 am that we need a late breakfast at cay bahcesi and drive to Ayazma beach where we are looking forward to enjoy beautiful, turquoise and cold sea.



Ayazma

Biz plaja vardığımızda saat 12:00'ye geliyordu ve çok kalabalıktı zorlukla birer şezlong ve şemsiye bulup tüm günü burada geçirdik.

It is almost noon and beach was so crowded that we found sun beds and umbrella with difficulty, rest of the day was spent on the beach.



Acıktığımızda da hemen yolun karşısındaki Koreli'ye geçtik. Nefis zeytinyağlılar ve köftemize de bu aralar yeni gözdemiz Bomonti eşlik etti.





When we got hungry we just passed across to road for Koreli and their delicious mezes. These days our favourite beer Bomonti accompanied our meatballs.

17 Mart 2011 Perşembe

ROUTE 1 / PFEIFER BEACH - BIG SUR



Saat nerdeyse 16.00 olmak üzereydi, bizim yaklaşık 3 saatlik yolumuz ve
hala yol üzerinde durmak istediğimiz bir iki nokta vardı. Big Sur'a doğru
tırmanmaya başladığımızda sis de oldukça yoğunlaşmıştı.



Daha evvel bu rotayı tercih etmiş tecrübeli gezginlerden Post Ranch Inn'e
mutlaka uğramamız hatta bir şeyler de içmemiz tavsiyesini almıştık.
Ormanın içinde tamamen doğal malzemelerle inşaa edilmiş bu pahalı
otel'in yanındaki dar bir patikadan merdivenlerle restoranına ulaşıyorsunuz
ve nefes kesici okyanus manzarasıyla karşılaşıyorsunuz.



Maalesef biz vardığımızda sadece çok yoğun bir sis tabakası göründüğünden,
bir dahaki sefere bu güzel restoranda daha fazla vakit geçirmek ümidiyle
tekrar yollara düştük.



Güneşin batışı ve olumsuz hava şartları nedeniyle yol üzerinde uğradığımız
son nokta ise Pfeifer Beach oldu, Kaliforniya'daki en güzel plajlardan biri
olan bu plaj anayola 5 kmlik mesafede.



Biz giderken neredeyse herkes dönüşe geçmiş ve plaja ulaştığımızda da
hiç kimse kalmamıştı, sisten önümüzü zor gördüğümüz bir yolda
ilerlerken bu kadar gayrete değer bir yer çıkmasını diliyordum.



Maalesef benim umduğum kadar etkileyici bir plaj olmasa da güneşli
bir Temmuz günü gidilseydi eminim farklı izlenimlerle ayrılabilirdik.



Akşam 21:00 gibi Santa Barbaraya vardığımızda yaklaşık 400 km yapmış ve bu
seyahatteki en yorucu günü bitirmiştik.

ROUTE 1 / PFEIFER BEACH - BIG SUR



Saat nerdeyse 16.00 olmak üzereydi, bizim yaklaşık 3 saatlik yolumuz ve
hala yol üzerinde durmak istediğimiz bir iki nokta vardı. Big Sur'a doğru
tırmanmaya başladığımızda sis de oldukça yoğunlaşmıştı.



Daha evvel bu rotayı tercih etmiş tecrübeli gezginlerden Post Ranch Inn'e
mutlaka uğramamız hatta bir şeyler de içmemiz tavsiyesini almıştık.
Ormanın içinde tamamen doğal malzemelerle inşaa edilmiş bu pahalı
otel'in yanındaki dar bir patikadan merdivenlerle restoranına ulaşıyorsunuz
ve nefes kesici okyanus manzarasıyla karşılaşıyorsunuz.



Maalesef biz vardığımızda sadece çok yoğun bir sis tabakası göründüğünden,
bir dahaki sefere bu güzel restoranda daha fazla vakit geçirmek ümidiyle
tekrar yollara düştük.



Güneşin batışı ve olumsuz hava şartları nedeniyle yol üzerinde uğradığımız
son nokta ise Pfeifer Beach oldu, Kaliforniya'daki en güzel plajlardan biri
olan bu plaj anayola 5 kmlik mesafede.



Biz giderken neredeyse herkes dönüşe geçmiş ve plaja ulaştığımızda da
hiç kimse kalmamıştı, sisten önümüzü zor gördüğümüz bir yolda
ilerlerken bu kadar gayrete değer bir yer çıkmasını diliyordum.



Maalesef benim umduğum kadar etkileyici bir plaj olmasa da güneşli
bir Temmuz günü gidilseydi eminim farklı izlenimlerle ayrılabilirdik.



Akşam 21:00 gibi Santa Barbaraya vardığımızda yaklaşık 400 km yapmış ve bu
seyahatteki en yorucu günü bitirmiştik.

21 Ekim 2010 Perşembe

ÇEŞME - ALTINKUM - OKAN'S PLACE



Geldik 20 Ağustos'a, pazartesiyi tatil ilan edip 1 sene evvelden aldığımız pek güzel Pegasus biletleri ile düştük Çeşme yollarına, bir güzel tesadüf de oldu her iki kuzenin de tatil tarihleri ve mekanları bizle çakıştı.

On 20th of August our long weekend has started, we have booked our
flights one year ago from Pegasus airlines for a very good price and
another good coincidence occurred that our cousins decided to join us.


Maaile Kiraz pansiyona yerleşip klasik kahvaltı sekansından sonra bu sene ilk defa Altınkum bölgesine ve Okan's place denilen plaja geçtik. Fotoğraflardan görebileceğiniz gibi turkuaz, berrak bir deniz ve kum sahili gerçekten gitmeye değer.

As usual we stayed at Kiraz Pansiyon and after delicious
breakfast, we drived for Okan's beach, turguoise sea and white sand beach
what do you need for a memorable holiday.





Lakin karnınız acıkınca durum biraz değişiyor, önce iki adet buz gibi türk kahvesi içtik ama morali bozmadık. Öğle yemeği için mekanın restoranında büyük bir hasretle midye tava sipariş ettik, gelen midyelerin hem görünüşü hem de kokusunu beğenmeyince kalamarla değiştirdik ve daha fazla mücadele etmeden yemek faslını bitirdik, çıkışta önümüze gelen astronomik hesapta türk kahvelerinin fincanına 7 TL yazıldığını bir de üstüne yemediğimiz midye eklendiğini görünce bu güzel mekanın sadece denizinden ve kumundan faydalanılması gerektiğini düşünerek ayrıldık.

Unfortunately problems get started with our hunger, first we ordered
fried mussels but they were so badly fried that our waiter changed
it with calamary but they were same so we drank two cold turkish
coffee and thought that we got enough from there, but when we saw
the bill we know that it was not finished yet, next day we tried
them again , we enjoyed the sun and sea but the food service and
quality was same that if you go there be prepared.


Ertesi gün aynı hataya düşmeyelim tamam burası Çeşme ama bu kadarı da fazla desek de 1 bira ve patates sipariş ettik ve 1,5 saat bekleyip yine iptal ettik,
hem siparişi hem de bundan sonra buraya gelme ihtimalimizi.

ÇEŞME - ALTINKUM - OKAN'S PLACE



Geldik 20 Ağustos'a, pazartesiyi tatil ilan edip 1 sene evvelden aldığımız pek güzel Pegasus biletleri ile düştük Çeşme yollarına, bir güzel tesadüf de oldu her iki kuzenin de tatil tarihleri ve mekanları bizle çakıştı.

On 20th of August our long weekend has started, we have booked our
flights one year ago from Pegasus airlines for a very good price and
another good coincidence occurred that our cousins decided to join us.


Maaile Kiraz pansiyona yerleşip klasik kahvaltı sekansından sonra bu sene ilk defa Altınkum bölgesine ve Okan's place denilen plaja geçtik. Fotoğraflardan görebileceğiniz gibi turkuaz, berrak bir deniz ve kum sahili gerçekten gitmeye değer.

As usual we stayed at Kiraz Pansiyon and after delicious
breakfast, we drived for Okan's beach, turguoise sea and white sand beach
what do you need for a memorable holiday.





Lakin karnınız acıkınca durum biraz değişiyor, önce iki adet buz gibi türk kahvesi içtik ama morali bozmadık. Öğle yemeği için mekanın restoranında büyük bir hasretle midye tava sipariş ettik, gelen midyelerin hem görünüşü hem de kokusunu beğenmeyince kalamarla değiştirdik ve daha fazla mücadele etmeden yemek faslını bitirdik, çıkışta önümüze gelen astronomik hesapta türk kahvelerinin fincanına 7 TL yazıldığını bir de üstüne yemediğimiz midye eklendiğini görünce bu güzel mekanın sadece denizinden ve kumundan faydalanılması gerektiğini düşünerek ayrıldık.

Unfortunately problems get started with our hunger, first we ordered
fried mussels but they were so badly fried that our waiter changed
it with calamary but they were same so we drank two cold turkish
coffee and thought that we got enough from there, but when we saw
the bill we know that it was not finished yet, next day we tried
them again , we enjoyed the sun and sea but the food service and
quality was same that if you go there be prepared.


Ertesi gün aynı hataya düşmeyelim tamam burası Çeşme ama bu kadarı da fazla desek de 1 bira ve patates sipariş ettik ve 1,5 saat bekleyip yine iptal ettik,
hem siparişi hem de bundan sonra buraya gelme ihtimalimizi.