Kolombiya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kolombiya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ocak 2013 Pazar

KOLOMBIYA TIPS




Aslında Kolombiya hakkında yazabileceğim daha pek çok hikaye var, günün birinde yolu düşeceklere
en azından bir iki önemli noktayı hatırlatıp bu yazı dizisine son vermek istiyorum;

- Kolombiya'lılar pek çok Güney Amerikalı gibi sıcak, güler yüzlü, yardımsever, kibar ve misafirperver insanlar, dillerini konuşamasanız da anlaşmanın bir yolunu mutlaka bulursunuz ama en güzeli gitmeden
bir İspanyolca sözlük edinmek.



- Güvenlik eskiden en büyük sorunmuş, şimdi turizme zarar verdiğini bildiklerinden her köşe başına bir polis koyarak tedbirlerini almışlar, ama en iyisi gece sokaklarda dolaşmadan taksi ile gezmek, yanınızda
pasaportunuzun bir kopyasını alıp pasaportu otelde bırakmak. Bu arada tüm güvenlik güçleri gayet güzel İngilizce konuşuyorlar ve oldukça kibarlar.

Yuvalarına yaprak tasıyan dev karıncalar
- Para birimleri Colombian Peso (1 TL yaklaşık 1000 peso) , pek çok köşede kolayca para bozdurabiliyorsunuz, kredi kartı kullanımı çok yaygın değil, her daim biraz nakit bulundurmak gerekli.

Kolombiya'da eczane
- Yıl boyu süren nemli havası nedeniyle börtü böceği bol, alerjikseniz mutlaka ilaçları almadan hatta en güzeli koruyucuları da Kolombiya'dan alıp yola çıkın bizim sinek savar kremler oradaki sineklere vız gelir. Ek olarak ağrı giderici, ateş düşürücü şart.


 - Cartagena gibi sahil bölgeleri oldukça nemli, mutlaka yağmur mevsimini kontrol edip plan program ona göre yapılmalı.



- Kalacak yer açısından çok tasarrufa gitmemek de fayda var bazen sıcak su en önemli ihtiyaç olabiliyor,
yemek-içmek zaten yeterince ucuz.



   Bu macerayı burada sonlandırıp, taze taze Prag anılarına geçiyoruz

KOLOMBIYA TIPS




Aslında Kolombiya hakkında yazabileceğim daha pek çok hikaye var, günün birinde yolu düşeceklere
en azından bir iki önemli noktayı hatırlatıp bu yazı dizisine son vermek istiyorum;

- Kolombiya'lılar pek çok Güney Amerikalı gibi sıcak, güler yüzlü, yardımsever, kibar ve misafirperver insanlar, dillerini konuşamasanız da anlaşmanın bir yolunu mutlaka bulursunuz ama en güzeli gitmeden
bir İspanyolca sözlük edinmek.



- Güvenlik eskiden en büyük sorunmuş, şimdi turizme zarar verdiğini bildiklerinden her köşe başına bir polis koyarak tedbirlerini almışlar, ama en iyisi gece sokaklarda dolaşmadan taksi ile gezmek, yanınızda
pasaportunuzun bir kopyasını alıp pasaportu otelde bırakmak. Bu arada tüm güvenlik güçleri gayet güzel İngilizce konuşuyorlar ve oldukça kibarlar.

Yuvalarına yaprak tasıyan dev karıncalar
- Para birimleri Colombian Peso (1 TL yaklaşık 1000 peso) , pek çok köşede kolayca para bozdurabiliyorsunuz, kredi kartı kullanımı çok yaygın değil, her daim biraz nakit bulundurmak gerekli.

Kolombiya'da eczane
- Yıl boyu süren nemli havası nedeniyle börtü böceği bol, alerjikseniz mutlaka ilaçları almadan hatta en güzeli koruyucuları da Kolombiya'dan alıp yola çıkın bizim sinek savar kremler oradaki sineklere vız gelir. Ek olarak ağrı giderici, ateş düşürücü şart.


 - Cartagena gibi sahil bölgeleri oldukça nemli, mutlaka yağmur mevsimini kontrol edip plan program ona göre yapılmalı.



- Kalacak yer açısından çok tasarrufa gitmemek de fayda var bazen sıcak su en önemli ihtiyaç olabiliyor,
yemek-içmek zaten yeterince ucuz.



   Bu macerayı burada sonlandırıp, taze taze Prag anılarına geçiyoruz

13 Ocak 2013 Pazar

BOGOTA

Tekne'den iner inmez otele gidip check out ettik, Cenk'in başağrısı ve ateşi artmaya devam ediyordu,
bir an önce uçağa binip Bogota'ya inmeyi ve ateşinin düşmesini umuyordum maalesef çok zor bir
akşam geçti, bu sefer Bogota Ibis'de kalıyorduk ve eğer ateş yanımızdaki ilaçlarla düşmezse ne yaparız
hiç bilmiyorduk, ateşin ısıran sineklerden mi, yediğimiz birşeyden mi yoksa bütün gün güneşin altında
dolaştığımızdan mı kaynaklandığını bilmediğimiz gibi.

Mike ile Bogota Bike Tour
Sabah ateşi biraz düşmüştü öğlene kadar dinlenip o gün çıkmayı planladığımız bisiklet turunu son güne erteledik, öğleden sonra da Bogota'nın bu sefer farklı bir bölgesine pahalı markaların mağazaların bulunduğu ve oldukça kalabalık olan Carrera 9 ve 11 arasında geçirdik, biraz dolaşıp El Corral'de yemek yiyip tekrar otele döndük.

Ready to go !

Son gün uçağımız akşamdı ve gündüz Bogota'ya yolu düşen herkesin mutlaka katılması gereken Mike's Bike turuna katıldık, bizim gibi ilk defa Bogota'ya gelen 7-8 kişi arkasında başladık sokaklarda dolaşmaya verilen bilgiler Kolombiya yakın tarihinden ve tarih kitabından anlatır gibi değil gayet güzel bir anlatımla gerçekleşiyordu, ilk durağımız meyve marketiydi ismini bilmediğimiz bir sürü meyve yiyip tekrar yola çıktık.

Muhteşem Lama
Meyve pazarı

Bogota yağmuru için yetersiz önlemler
 Arena'ya vardığımızda yağmur yağmaya başlamıştı yoğun yağmur altında önce Bogota'nın Red light bölgesi olarak bilinen mahalleye ve sonra da yine bir turist olarak gitmenize izin verilmeyen ve hepsi birbirinden ilginç hikayesiyle hepimizi etkileyen şehir mezarlığına geçtik, 4 saatlik tur bittiğinde sırılsıklamdık ama hiç pişman değildik.








Şehir mezarlığı


Son akşam yemeğimizi bir gün evvel gözümüze kestirdiğimiz Andre's et lokantasında yedik, enteresan mekanda nefis etler yiyebilirsiniz turist olduğunuz da oldukça kolay anlaşılınca size bir çanta dolusu hediye veriyorlar.

Andre's

Akşam 4 defa güvenlikten geçip uçağa bindiğimizde iki gözümde alerjiden kapanacak kadar şişmiş,
yorgunluktan bayılmak üzere ama eve döndüğüm için de bir o kadar sevinçliydim, bizim için keyifli bir macera, unutulmayacak bir haftaydı Kolombiya seyahati, bir daha gider misiniz diye sorsanız; hiç zannetmiyorum :)

Andre's

Bir sonraki yazı : Kolombiya Tips

BOGOTA

Tekne'den iner inmez otele gidip check out ettik, Cenk'in başağrısı ve ateşi artmaya devam ediyordu,
bir an önce uçağa binip Bogota'ya inmeyi ve ateşinin düşmesini umuyordum maalesef çok zor bir
akşam geçti, bu sefer Bogota Ibis'de kalıyorduk ve eğer ateş yanımızdaki ilaçlarla düşmezse ne yaparız
hiç bilmiyorduk, ateşin ısıran sineklerden mi, yediğimiz birşeyden mi yoksa bütün gün güneşin altında
dolaştığımızdan mı kaynaklandığını bilmediğimiz gibi.

Mike ile Bogota Bike Tour
Sabah ateşi biraz düşmüştü öğlene kadar dinlenip o gün çıkmayı planladığımız bisiklet turunu son güne erteledik, öğleden sonra da Bogota'nın bu sefer farklı bir bölgesine pahalı markaların mağazaların bulunduğu ve oldukça kalabalık olan Carrera 9 ve 11 arasında geçirdik, biraz dolaşıp El Corral'de yemek yiyip tekrar otele döndük.

Ready to go !

Son gün uçağımız akşamdı ve gündüz Bogota'ya yolu düşen herkesin mutlaka katılması gereken Mike's Bike turuna katıldık, bizim gibi ilk defa Bogota'ya gelen 7-8 kişi arkasında başladık sokaklarda dolaşmaya verilen bilgiler Kolombiya yakın tarihinden ve tarih kitabından anlatır gibi değil gayet güzel bir anlatımla gerçekleşiyordu, ilk durağımız meyve marketiydi ismini bilmediğimiz bir sürü meyve yiyip tekrar yola çıktık.

Muhteşem Lama
Meyve pazarı

Bogota yağmuru için yetersiz önlemler
 Arena'ya vardığımızda yağmur yağmaya başlamıştı yoğun yağmur altında önce Bogota'nın Red light bölgesi olarak bilinen mahalleye ve sonra da yine bir turist olarak gitmenize izin verilmeyen ve hepsi birbirinden ilginç hikayesiyle hepimizi etkileyen şehir mezarlığına geçtik, 4 saatlik tur bittiğinde sırılsıklamdık ama hiç pişman değildik.








Şehir mezarlığı


Son akşam yemeğimizi bir gün evvel gözümüze kestirdiğimiz Andre's et lokantasında yedik, enteresan mekanda nefis etler yiyebilirsiniz turist olduğunuz da oldukça kolay anlaşılınca size bir çanta dolusu hediye veriyorlar.

Andre's

Akşam 4 defa güvenlikten geçip uçağa bindiğimizde iki gözümde alerjiden kapanacak kadar şişmiş,
yorgunluktan bayılmak üzere ama eve döndüğüm için de bir o kadar sevinçliydim, bizim için keyifli bir macera, unutulmayacak bir haftaydı Kolombiya seyahati, bir daha gider misiniz diye sorsanız; hiç zannetmiyorum :)

Andre's

Bir sonraki yazı : Kolombiya Tips

26 Aralık 2012 Çarşamba

DAY 7 CARTAGENA TEKNE TURU


Cartagena'da 2 tam gün geçirmiştik ve bir günümüz daha vardı, akşam geç saatte uçakla 
Bogota'ya geçecektik. Şehirde dolaşmak yerine turizm informasyondan aldığımız bilgilerle
(keşke almasaydık) son günü tekne turuyla geçirelim Karayipler'de biraz daha yüzelim diye
düşündük.


Sabah 10:00 gibi iskeleye geldiğimizde ilk tatsız sürpriz 4 katlı dev tekneler ve tekneye 
binmeyi bekleyen en az 100 kişiyle karşılaşmaktı. Hava çok sıcak olduğundan dışarıda
seyahat etmek, en az iki kat aşağıda seyahat etmek kadar zordu, giriş katında ise sürekli
yüksek desibelde müzik ve sizi eğlendirmeye çalışan rehbere razı olmanız gerekiyordu.



AKVARYUM KOYU


Mecburen giriş katında itiş kakış yerimizi aldık, ne kadar yolumuz olabilir ki diye düşünüyorduk
ve yanılıyorduk. Yaklaşık iki saat süren oldukça acı verici yolculuktan sonra Akvaryum denilen yüzemediğimiz ama gezebileceğimiz bir koya geldik, fahiş bir giriş parası verirsek Akvaryum'u
gezebilecektik. Hiç girişe yeltenmeden 45 dakika kadar gölgede oturup bir tabak karidesle karnımızı doyurduk, sonunda Playa Blanca'ya doğru yola çıkıyorduk ve 1 saat daha yolumuz vardı.


Plaja vardığımızda gözümüz ne deniz ne de yemek görüyordu yine de sıraya girdik ve
yiyemediğimiz bu tabağı aldık, bizim için işkence olan tekne turu diğer katılımcılar için
oldukça keyifli geçiyordu, teknenin bulantısını masajla gidermek isteyen bile vardı.


PLAJDA BIR MASAJIMIZ EKSİKTİ

Maalesef plaj da bu kadar yorgunluğa değer değildi, şnorkelle  görebileceğimiz balıkların
bu kalabalıkta bize gözükmelerini de beklemiyorduk.

PLAYA BLANCA

Dönüş de tam iki saat sürdü teknedeki eğlenceden sizin de nasibinizi almanızı isterim,
uyuyan amcaya dikkat !


Cartagena'ya vardığımızda ikimiz de iyi değildik ve daha da kötü olabileceğimizi hissediyorduk,
üstelik yakalamamız gereken bir uçak vardı.

DAY 7 CARTAGENA TEKNE TURU


Cartagena'da 2 tam gün geçirmiştik ve bir günümüz daha vardı, akşam geç saatte uçakla 
Bogota'ya geçecektik. Şehirde dolaşmak yerine turizm informasyondan aldığımız bilgilerle
(keşke almasaydık) son günü tekne turuyla geçirelim Karayipler'de biraz daha yüzelim diye
düşündük.


Sabah 10:00 gibi iskeleye geldiğimizde ilk tatsız sürpriz 4 katlı dev tekneler ve tekneye 
binmeyi bekleyen en az 100 kişiyle karşılaşmaktı. Hava çok sıcak olduğundan dışarıda
seyahat etmek, en az iki kat aşağıda seyahat etmek kadar zordu, giriş katında ise sürekli
yüksek desibelde müzik ve sizi eğlendirmeye çalışan rehbere razı olmanız gerekiyordu.



AKVARYUM KOYU


Mecburen giriş katında itiş kakış yerimizi aldık, ne kadar yolumuz olabilir ki diye düşünüyorduk
ve yanılıyorduk. Yaklaşık iki saat süren oldukça acı verici yolculuktan sonra Akvaryum denilen yüzemediğimiz ama gezebileceğimiz bir koya geldik, fahiş bir giriş parası verirsek Akvaryum'u
gezebilecektik. Hiç girişe yeltenmeden 45 dakika kadar gölgede oturup bir tabak karidesle karnımızı doyurduk, sonunda Playa Blanca'ya doğru yola çıkıyorduk ve 1 saat daha yolumuz vardı.


Plaja vardığımızda gözümüz ne deniz ne de yemek görüyordu yine de sıraya girdik ve
yiyemediğimiz bu tabağı aldık, bizim için işkence olan tekne turu diğer katılımcılar için
oldukça keyifli geçiyordu, teknenin bulantısını masajla gidermek isteyen bile vardı.


PLAJDA BIR MASAJIMIZ EKSİKTİ

Maalesef plaj da bu kadar yorgunluğa değer değildi, şnorkelle  görebileceğimiz balıkların
bu kalabalıkta bize gözükmelerini de beklemiyorduk.

PLAYA BLANCA

Dönüş de tam iki saat sürdü teknedeki eğlenceden sizin de nasibinizi almanızı isterim,
uyuyan amcaya dikkat !


Cartagena'ya vardığımızda ikimiz de iyi değildik ve daha da kötü olabileceğimizi hissediyorduk,
üstelik yakalamamız gereken bir uçak vardı.